Kadının Güç Dengeleri

Evet, bugün siz ekonomi7 okurları için gündemin ana konularından biri olan kadın gücü ve kadının toplumdaki işlevinden bahsedeceğim. Neden mi? Çünkü sene 2018 ve bizler hala kadın erkek ilişkilerindeki dengeleri ve bu konuyla ilgi bazı mahrem konularını gündeme getirebiliyoruz. İşin asıl enteresan tarafı ise nedendir bilinmez, bunu adet haline getirip bulunduğumuz ortamda hiç yüzümüz kızarmadan, utanmadan ve en önemlisi de bunu normal kabul görüp hala bu konu üzerinden çekinmeden tartışmalar açabiliyoruz. Peki, bir toplum olarak bu alışıla gelmiş durumu bu tutumla ele almamızın ve bu konuda hiç çekinmeden fikir üretme hakkına sahip olduğumuzu düşünmemizin asıl sebebi nedir? Yani demek istediğim, tüm bu yaptıklarımız gerçektende normal mi? Ya da şöyle sorayım; erkek midir, kadını ötekileştiren yoksa kadının ta kendisimi?

İnsan olmak değil miydi, öz benliğimizdeki değerin dengesini belirleyen? Peki, öyleyse neydi toplumumuzda bir virüs gibi yayılan bu gereksiz ötekileştirme mücadelesi? Sizi bilmem ama günümüzde resmen psikolojik bir savaş halini alan kadına dayalı konuları, ben kadın üzerinden bir gündem yaratma çabası olarak görüyorum. Tabi, bu benim kendi özgün düşüncem. Ancak kadın üzerinden yapılan röportajlara şöyle bir baktığımız zaman, açıkça görüyoruz ki bu konu bir nevi acık artırmayla toplumun bilincine satılıyor. Yani aslında bu tarz konulardan kurtulmak yerine toplumun bilincinde reklam niteliği taşıyan ve bir o kadarda iyi satan gündem konusu halini alıyor. Benim bu söylediğim, elbette ki şiddet ve tecavüz konularının dışında yer almakta. Tabi, durumu tehlikeli kılan unsur buda değil, asıl tehlike barındıran durum bu konuların ilginç kategorilerde tartışılarak ve bir algı operasyonu niteliğinde halka sunulması. Duruma bu acıdan baktığımız zaman, günümüzde meydana gelen o kan dondurucu kadına şiddet içerikli konuların fazlaca yaşanmasına ve gündemde deprem etkisi yaratacak kadar sarsıcı olmasına da, şaşırmamak lazım. Çünkü bu konuya çözüm arayalım derken bazı eleştirilerimizle daha çok gündeme getirip bir nevi kadına şiddet olayını besliyoruz. Evet, yanlış duymadınız, bir nevi farkında ya da farkında olmadan bu konuları bir algı operasyonu gibi besliyor ve büyütüyoruz. Asılında bilinçsizce resmen bir ilişki kaosu yaratıyoruz. Çünkü bizler bu konuları besleyerek devamlılığını getirip, gelecekteki nesillere de aynen bu şiddette bir ilişki anlayışını aktarıyoruz.

Evet, söylediğimin sonuna kadar arkasındayım ve ısrarla bu konudaki iddiamı da sürdürüyorum. Çünkü yaptığım gözlemlerden şunu açıkça görüyorum ki, bu konular normalmiş gibi kadın bir taşma konusu olarak görülüyor ve eleştiriye açılarak da çözüm yolu aranmaya çalışılıyor. Oysa çözüme muhtaç olan yalnız problemler değil miydi? Peki, ne zamandan beri cinsiyet farkı bir problem halini aldı? Bu nedenle ben kadın üzerinden yapılan gereksiz tartışmaları satılığa çıkarılmış ve iyi satan bir gündem konusu olarak görüyorum ve aynı zamanda yapılan bu tarz tartışmaların her ne kadar kadına şiddetin önüne geçilmek için yapılsa da bir o kadarda kadına şiddeti desteklediğini de düşünüyorum. Hatta biraz daha ileri gidip, bu konuda şahsen en çok biz kadınları suçlu olarak gördüğümü de dile getirmek istiyorum. Neden mi? Dünyada çözüm üretilmesi gereken birçok problemimiz varken, cinsiyeti konu edinen ve ön plana her zaman kadını koyarak bir problem algısıyla tartışma konusu yaratıp güya kadına yapılan şiddeti kınadıklarını ifade ederek, bu konuyu farkında ya da farkında olmadan besleyen o algıya tepki göstermiyoruz.  Tabi, böylece asıl meselenin insan olduğunu unutup kişiye özel karakter tartışmalarını masaya yatıracağımıza, cinsiyet farkını ele alıp ve çekinmeden bu konu hakkında eleştiri yapabiliyoruz. Evet, sanki tüm sorunlarımız bittide bir kadın erkek sorunumuz kalmış gibi bunu dillendirip, cinsiyet farkını problem haline getiriyoruz. Doğru, bende her zaman konuların tartışılması gerektiğine ve o konuda her kez hem fikir olunmasa da ortak bir çözüm üretilmesi gerektiğine, katılıyorum ve her şeyden önemlisi konuşularak birçok problemin çözüleceğine çanı gönülden bende inanıyorum. Ancak tartışılan o konunun cinsiyet farkı olmama koşuluyla, bunu dile getiriyorum. Çünkü benim için cinsiyet bir problem olamaz ve eminim ki sizin içinde öyle. Peki, o zaman nedir bu zihinlerdeki zehirlenmiş kargaşa?

Kadının Toplundaki Yeri

Erkek midir, kadını ötekileştiren yoksa kadının ta kendisimi? Sürekli karşılaştığım ve sizlerinde şahit olduğundan emin olduğum bir durum var. İzniniz olursa, hazır konumuz kadın güç dengeleriyken bugün bu durumu sizinle de paylaşmak istiyorum. Gördüğüm ve algılayabildiğim kadarıyla, hayatın akışı içerisinde erkekler bir banka cüzdanı görevini, kendilerine üstlenmişken kadınlar ise anaç ve özverili tavırları nedeniyle çevresindeki insanlar tarafından su istimal edilmelerine bilhassa davetiye çıkarmaktalar. Tabi, bu söylediğimi birey olarak ele aldığımızda her kez için geçerli değil. Ancak genel olarak toplumda böyle bir algı hâkim. Sizce de öyle değil mi? Yani günümüzde çevresinde gerçekleşen tüm bu eleştirilere göz yuman ve sessiz sedasız ona çizilen profilden memnunmuş gibi bir tavır takılarak, kişilik sorumluluğundan kaçan kadınlarımız yok mu?

Tüm bu yaşananlara bir son verecek olan kadınlar, ne yazık ki günümüze kabullenmiş profili çiziyor ve kendi sorumluluklarından vazgeçerek kendi umudunu karşı cinsin fikirlerine bağlı kılıyor. Peki, bu profilde hareket eden kadınları yok sayıp, kadınları ötekileştiriyorlar diyerek erkekleri eleştirmek ne kadar doğru? Bence bizler hatayı en başında yaptık ve cinsiyetteki bu ötekileştirme mevzusunu, bir kadın ya da bir erkek diyerek, ele aldık. Doğrumuydu sizce, bu konuyu bir insan olarak yani bilinçli bir birey olarak medeniyet çerçevesi içerisinde ele almak ve bu tarz konuları tartışmaya açarak gündem malzemesi etmemek varken, kadını ön plana arak gündem konusu yaratmak.

Evet, değerli ekonomi7 okurları bugün sizler için kadın güç dengeleri başlığı altında toplumuzun psikolojik bir problemi haline gelen bazı durumlardan bahsettim. Umarım, bu anlatımımda sözünü ettiğim eleştirilerimi ve bu konudaki şahsi görüşlerimi sizlere de doğru bir biçimde iletebilmişimdir. Bir sonraki gündem ve ekonomi yorumumda tekrar görüşmek ümidiyle, mutlu ve zinde kalın.

Saygılarımla:

Ülkü BUDAK

YORUM EKLE

Ekonomi - Ekonomi Haber - Ekonomi Haberleri