Moody’s Modumuzu Düşürdü

Dünyaca ünlü kredi derecelendirme kuruluşlarından Moody’s ile Türkiye arasında ipler gerildi bu hafta. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sert eleştirilerde bulundu Moody’s için. Kredi notlarımızı sürekli olarak değiştirmesi sonucunda “Neye göre, kime göre ölçün var?” eleştirilerine maruz kalan Moody’s ise herhangi bir açıklamada bulunmadı bu konuya ilişkin. Lakin Sevgili Okurlarım, gerçekler acıdır…

Gündemin yeni konusu ise “Milli Kredi Derecelendirme Kuruluşu” oldu. Söz konusu kuruluşun kurulması oldukça faydalı olacaktır eğer doğru bir şekilde bilgilendirmeler yapılırsa tabii. “Türkiye’deki bankaların durumunu bilmeyen ve Türk ekonomisi hakkında bilgisi olmayan” şeklinde yargılansa da Moody’s, bana kalırsa gerçeklerin acı tarafını yansıtmakta oldukça iyi.

Henüz gelişmekte olan bir ülkede yaşıyoruz. Dışa bağımlı bir ekonomimiz, bitmek bilmeyen ve her sena tahminlerin üzerinde gelen bir cari açık oranımız, günden güne değer kaybeden paramız var. Euro ve Dolar’ın karşısında ayakta durmaya çalışan Türk lirası… Dolar’ın bugün itibari ile tekrardan 3,80 TL üzerine çıktığını biliyor muydunuz? Bilmemek değil, öğrenmemek ayıp nasıl olsa…

Türk insanının şöyle bir özelliği var (ki buna ben de dahilim); ne yazık ki eleştiri kaldıramıyoruz. İyi ya da kötü hiçbir söylem hakkında düşünmüyoruz. Moody’s tarafından düşürülen kredi notunun asıl sebebinin farkına varamıyoruz.

Sermaye piyasaları içerisindeki Türk ekonomisine bir göz attığınızda, çoğu ülkeden geri kaldığını günümüzde 10 yıldır ekonomik kriz yaşayan Yunanistan ile aynı ekonomiye sahip olduğumuzu görebilirsiniz. Yunanistan 10 yıl içerisinde hızlı bir şekilde ekonomisini toparlamasına rağmen, Türkiye neden bunu yapamıyor? 51 milyar 572 milyon dolar cari açık olan bir ülkede, kredi notunun düşmesi mi sahiden problem? Üstelik yılın sonuna doğru bu cari açık oranının 55 milyardan fazla olmasını bekliyorum.

Moody’s siyasi olarak yorum yapıyor eleştirilerine ne yazık ki katılmıyorum. Bankalarımızın durumlarına bakacaksak, günden güne borçlanan insan sayısı artıyor. Bankaların sermayesi, özkaynağı tükeniyor. Tükeniyoruz! Yakında birçok banka kredi verme konusunda stokta kalacak ve bu duruma “iyi” bir şekilde bakabilmek ne mümkün?

2018 yılının sonuna doğru yaklaştığımızda birçok banka kredi verme konusunda daha çok zorlanacak. Bankaların günümüzde sermaye maliyeti yüzde 15 seviyesinde ve sermaye geliri ise yüzde 10 seviyesinde iken 1-2 yıl içerisinde birden fazla banka iflas edebilir ve bu durumun farkında olmadan, kredi notu düşürülüyor diye Moody’s için ağır eleştirilerde bulunmak doğru mudur?

Bence değildir…

YORUM EKLE

Ekonomi - Ekonomi Haber - Ekonomi Haberleri